Deprecated: Return type of Requests_Cookie_Jar::offsetExists($key) should either be compatible with ArrayAccess::offsetExists(mixed $offset): bool, or the #[\ReturnTypeWillChange] attribute should be used to temporarily suppress the notice in /home/kamyazil/public_html/wp-includes/Requests/Cookie/Jar.php on line 63

Deprecated: Return type of Requests_Cookie_Jar::offsetGet($key) should either be compatible with ArrayAccess::offsetGet(mixed $offset): mixed, or the #[\ReturnTypeWillChange] attribute should be used to temporarily suppress the notice in /home/kamyazil/public_html/wp-includes/Requests/Cookie/Jar.php on line 73

Deprecated: Return type of Requests_Cookie_Jar::offsetSet($key, $value) should either be compatible with ArrayAccess::offsetSet(mixed $offset, mixed $value): void, or the #[\ReturnTypeWillChange] attribute should be used to temporarily suppress the notice in /home/kamyazil/public_html/wp-includes/Requests/Cookie/Jar.php on line 89

Deprecated: Return type of Requests_Cookie_Jar::offsetUnset($key) should either be compatible with ArrayAccess::offsetUnset(mixed $offset): void, or the #[\ReturnTypeWillChange] attribute should be used to temporarily suppress the notice in /home/kamyazil/public_html/wp-includes/Requests/Cookie/Jar.php on line 102

Deprecated: Return type of Requests_Cookie_Jar::getIterator() should either be compatible with IteratorAggregate::getIterator(): Traversable, or the #[\ReturnTypeWillChange] attribute should be used to temporarily suppress the notice in /home/kamyazil/public_html/wp-includes/Requests/Cookie/Jar.php on line 111

Deprecated: Return type of Requests_Utility_CaseInsensitiveDictionary::offsetExists($key) should either be compatible with ArrayAccess::offsetExists(mixed $offset): bool, or the #[\ReturnTypeWillChange] attribute should be used to temporarily suppress the notice in /home/kamyazil/public_html/wp-includes/Requests/Utility/CaseInsensitiveDictionary.php on line 40

Deprecated: Return type of Requests_Utility_CaseInsensitiveDictionary::offsetGet($key) should either be compatible with ArrayAccess::offsetGet(mixed $offset): mixed, or the #[\ReturnTypeWillChange] attribute should be used to temporarily suppress the notice in /home/kamyazil/public_html/wp-includes/Requests/Utility/CaseInsensitiveDictionary.php on line 51

Deprecated: Return type of Requests_Utility_CaseInsensitiveDictionary::offsetSet($key, $value) should either be compatible with ArrayAccess::offsetSet(mixed $offset, mixed $value): void, or the #[\ReturnTypeWillChange] attribute should be used to temporarily suppress the notice in /home/kamyazil/public_html/wp-includes/Requests/Utility/CaseInsensitiveDictionary.php on line 68

Deprecated: Return type of Requests_Utility_CaseInsensitiveDictionary::offsetUnset($key) should either be compatible with ArrayAccess::offsetUnset(mixed $offset): void, or the #[\ReturnTypeWillChange] attribute should be used to temporarily suppress the notice in /home/kamyazil/public_html/wp-includes/Requests/Utility/CaseInsensitiveDictionary.php on line 82

Deprecated: Return type of Requests_Utility_CaseInsensitiveDictionary::getIterator() should either be compatible with IteratorAggregate::getIterator(): Traversable, or the #[\ReturnTypeWillChange] attribute should be used to temporarily suppress the notice in /home/kamyazil/public_html/wp-includes/Requests/Utility/CaseInsensitiveDictionary.php on line 91
Kam Yazılım – Dijital Pazarlama Ajansı

Kendinizi Tanıtarak Özgüveninizi İnşa Edin

Google’in eğitim programları sadece kendi ürünlerini tanıtmak için yapılmıyor. Yeni hazırlanan içerikler daha çok kişisel gelişim üzerine. Bu konuda bence en güzel içeriği de sizlerle paylaşacağımız ‘Öz Tanım’ başlığı. Bu programda kendimizi tanıtmak ile kibir’i ayırmayı anlatıyor.


Kendini tanıtmanın gücünü anlamak, başkalarına sunabileceğiniz benzersiz katkıyı fark etmelerini sağlamanıza yardımcı olur

https://learndigital.withgoogle.com/dijitalatolye/course/self-promotion/lesson/184#/

Kendini tanıtmaya giriş

Dikkat çekici davranışlardan uzak durun! Kibirli olmayın! Şov yapmayı bırakın! Hava atanları kimse sevmez! Bu sözler pek doğru sayılmaz. Uzmanlar nedenini şöyle açıklıyor. 

Kendini tanıtmak nedir? Kendini tanıtmak, kuruma katabileceğiniz değer ve beceriler konusunda
ilgili kişileri bilgilendirmektir. Böylece bu kişiler söz konusu iş için en uygun adayın siz olduğunuzu bilerek sizi işe alıp mümkün olan en iyi seçimi yapabilirler. 

Kendinizi doğru şekilde tanıtmak, her gün yaptığınız işe bakarak sahip olduğunuz becerileri ve neler yaptığınızı analiz edip bu becerileri kendinizi geliştirmek için kullandığınız bir süreçtir. 

Araştırma çok etkilidir, kariyerde başarılı olmanın temelidir ve kesinlikle gereklidir. Kendi tanıtımını yapmak neden zordur? Kendini tanıtmakla ilgili en büyük yanılgılardan biri, hava atmakla aynı olduğu düşüncesidir. 

Kendi tanıtımını yapmanın sözlük anlamına baktığınızda gördüğünüz ilk sonuç şudur: Kendini veya kendi eylemlerini, özellikle zorla tanıtmak veya reklamını yapmak. Tüm dünyada bir sürü kişi kendi tanıtımını yapmaktan korkuyor ve müşteriler genellikle buyurgan bir sesle şov yapma cümlesini duyduklarını söylüyor. Ayrıca kendini göstermek ve kendilerini tanıtmak bazı insanlara kültürel olarak çok zor geliyor. 

İnsanlar esasen kendilerini kötü hissettirdiği için kendilerini tanıtmak konusunda zorlanıyor. Bir odak grup çalışmasında, insanlara rahatsız oldukları durum için farklı bir neden sunulduğunda
ne olduğu araştırıldı. İnsanlar bu rahatsız olma durumunu kendilerini tanıtmak dışında bir şeye
atfedebildiklerinde kendilerini çok daha iyi bir şekilde anlatabiliyorlar. 

Kendinizi doğru şekilde tanıtmak neden önemlidir? İş başvurusunda bulunanların yüzde onundan daha azı mülakata katılmaya hak kazanıyor. Hepsi sizin kadar yetkin ve kabiliyetli on kişi olduğunu varsayalım, ön plana çıkmanızı sağlayacak farklı bir özelliğinizin olması gerekir. İşte bu noktada kendinizi doğru şekilde tanıtmak devreye girer. Açık pozisyonların yaklaşık yüzde seksen beşinin sahip olunan iş çevresi sayesinde doldurulduğunu ve bu çevreye becerilerinizi kendinize güvenerek anlatabilmenin oldukça gerekli olduğunu biliyoruz.

Çalışmalar, kendinizi doğru tanıtmanın, sadece işe alınma olasılığınızı değil, gerçekten başarılı olacağınız bir işe alınma olasılığınızı da artırdığını gösteriyor. Yeteneklerinizi, niteliklerinizi ve geçmişteki başarılarınızı ne kadar doğru ifade edebilirseniz, etkileşimde bulunduğunuz kişinin sizin hakkınızda doğru kararı verebilme ihtimali de o kadar artar. Kendi tanıtımınızı yapmak, kullanmadığınız potansiyelinizi ortaya çıkarabilir. Bunun gerçekten işe yaradığını göreceksiniz.

Kendinizi doğru şekilde tanıtmak, esasında hava atmaktan ve narsist ya da benmerkezci olmaktan farklı bir şeydir. Aslında karşılıklı fayda için kullanılabilecek bir yöntem olabilir.

Sizi benzersiz kılan özellikleri keşfedin

Kendini tanıtmanın neden zor olduğunu bulmak ve bundan neden bu kadar korkulduğunu açıklamak için farklı kişileri davet ettik. 

Şimdi sizi olağanüstü kılan özellikleri yazmaya çalışın. 

Sayfanın tamamını mı dolduracağım? 
Bunu yazmak size kendinizi nasıl hissettirdi? 
Sanırım hiç kolay olmadı. Hatta oldukça zor oldu diyebilirim. İçgüdüsel olarak nasıl yapsam da kağıda çok bir şey yazmadan kurtulsam diye düşündüm. 

Ama başardığınız şeyleri düşünüp yazmaya başlayınca, başarılarınız biriktikçe birikiyor ve aslında bu konuda konuşabilirim diyorsunuz! 

Sesli okuyabilir misiniz? 
Tamam… Olağanüstüyüm çünkü müşterilerin gülümsemesini sağladım. 
Kendi işimi kurdum. 
Olağanüstüyüm çünkü meslek ile iş arasındaki dengeyi başarıyla kurabiliyorum. 
Olağanüstüyüm çünkü 250 mağazayı yeniden markalaştırarak şirket portföyüne kattım. 
İyi bir patron olmak için çok çalışıyorum. 
Ailemden üniversiteye giden ilk kişi benim. 

Bunu sesli okumak kendinizi nasıl hissettirdi? 
Sanırım sesli okumak, yazmaktan daha zordu. 
CV bana değil de başkasına ait gibi hissettim. 
İlk başta sanki bu sıfatlara layık değilsiniz gibi geliyor ama sonra görüyorsunuz ki hepsi gerçek. 
Evet, kendimi çok iyi hissettim. 
Bu liste, kabiliyetli olduğumu fark etmemi sağladı. 
Sanırım ilk kez oturup gerçek başarılarımın neler olduğunu düşündüm. 

Kendimi tanıtırken ‘şu görevde çalıştım, bu şirkette şu işi yaptım’ ifadeleri yerine ‘bu şirkette şunu başardım, şunu sağladım, şunu geliştirdim’ ifadelerini kullanmalıyım.

Kendimi pek parlak ve olağanüstü hissetmediğim anlarda, bu sandalyede oturup yaptığım konuşmayı ve evet, ben olağanüstüyüm dediğimi hatırlayacağım.

Kendini tanıtma ipuçları

Bugün, kendinizi tanıtmak ve başarılarınızı daha iyi ifade edebilme konularında uzmanlardan bazı tavsiyeler alacağız. 

Başarı listenizi yazın. Öncelikle sizi olağanüstü kılan özelliklerin listesini yazabilirsiniz. Mesela spor ödülü kazanmış veya bulunduğunuz topluluk için bağış toplama etkinliğine katılmış olabilirsiniz. 

Benim önerim, önce bunları yazarak başlayın ve ne kadar başarılı olduğunuzu paylaşabilmek için hakkını vererek yazın. E-postayla dostlarınıza veya iş arkadaşlarınıza gönderin. Herkese önerdiğim ve en sevdiğim alıştırma, birlikte çalıştığınız veya arkadaşınız olan on kişiye e-posta gönderip şunu sormaktır: En son ne zaman sana yardımcı olacak bir şey yaptım? Yaptığım şey neydi? Ardından onlara şunu sorun: Benimle ilgili en çok değer verdiğin üç şey ne? İnsanların çoğu, birlikte çalıştıkları kişilerden veya arkadaşlarından aldıkları etkileyici yanıtlar karşısında çok şaşırıyor. 

Güven çantanızı hazırlayın. Becerileriniz, yetenekleriniz ve geçmişteki başarılarınız hakkında tutkulu bir şekilde konuşmak, kendinizi tanıtmak konusunda güveninizi artırmanın mükemmel bir yoludur. Güven çantası, öz güveninizi artırmak için yararlanabileceğiniz klasik bir beceri veya tekniktir. 

Gerçekleştirdiğiniz ve gurur duyduğunuz her şeyi, tüm başarılarınızı düşünün. Bu başarıları zihninizde canlandırın ve hayali bir çantaya koyun. Daha sonra, gergin veya endişeli olmanıza neden olacak bir durumla karşılaştığınızda, daha önceki tüm başarılarınızı hatırlayın ve bunu tekrar başarabileceğinize inanın. 

Güçlü duruş yöntemini deneyin. Ayaklarınızı yere sağlam bir şekilde basıp ellerinizi belinize koymak da mükemmel bir alıştırmadır. Fizyolojinizi değiştirir, kendinize daha fazla güvenmenizi ve zorlukların üstesinden gelmenizi sağlar. Mülakatlar gibi stresli durumlar için oldukça çok yararlıdır. 

Kendi tanıtımınızı yapmayı şöyle düşünmenizi istiyorum. Bunu tıpkı çalıştırılması gereken bir kas gibi düşünebilirsiniz. Size doğru gelen bir şekilde becerileriniz, güçlü yönleriniz, edinimleriniz ve başarılarınız hakkında konuşabilmelisiniz. Bunu yaptığınızda zamanla bu alışkanlığı edinecek ve tüm dünyaya hangi konuda iyi olduğunuzu söylemekten gurur duyacaksınız.

Bu programa kayıt olmak ve videoları izlemek için aşağıdaki linke tıklayabilirsiniz.

https://learndigital.withgoogle.com/dijitalatolye/course/self-promotion

Beş Güç Analiz Modeli

Michael Porter’in ortaya attığı beş güç analizi modelidir. Modelin amacı bir sektörün rekabetçi düzenini ve potansiyel karlılığını ortaya çıkartmaktır. Modeldeki güçlerde meydana gelecek herhangi bir değişiklik, sektörü ve o sektör içerisinde yer alan işletmeleri doğrudan etkileyebilmektedir. Bu değişiklikleri anlamak ve rekabet üstünlüğü kazanmak veya elde tutmak için bu modeli iyi anlamak gerekmektedir. Michael Porter, “Rekabet Üstünlüğü” adlı kitabında, bu yazımızda verebileceğimizden daha detaylı bir şekilde yer vermiştir.

Porter’in beş gücü aşağıdaki gibidir:

Benzer Ürün Tehdidi

Bu güç, sektörde başka benzer bir ürünün varlığıdır. Dijital çağdaki örneklerden biri, sabit telefonlar ile cep telefonları veya hatta cep telefonları ile akıllı telefonlar arasındaki rekabet olabilir. Evde şarj edilebilen ve ev içi kullanıma yönelik faydaları da olan yeni bir akıllı telefonun piyasaya sürülmesi, bugüne dek sadece sabit telefon kullanan müşterileri çekebilir ve sabit hat sağlayıcılar için tehdit oluşturan bir ürün olabilir.

Bu tanıma göre, bir ürünün tehdit oluşturup oluşturmadığını belirlemek için dikkate alınması gereken bazı unsurlar var. Bunlar:

  • Değiştirme maliyeti: Eğer düşük bir değiştirme maliyeti varsa oluşan tehdit yüksektir.
  • Fiyatlandırma: Eğer ürün veya hizmet daha düşük bir fiyatla sunuluyorsa oluşan tehdit yüksektir.
  • Ürün kalitesi: Eğer potansiyel ürün veya hizmet üstün kaliteye sahipse oluşan tehdit yüksektir.
  • Ürün performansı: Eğer diğer ürün üstün performans sergiliyorsa oluşan tehdit yine yüksektir.

İşletmeler yenilik yapmaya devam ettiği için bu tehdit dijital çağda hep var olacaktır. Tabletler, dizüstü bilgisayar pazarını tehdit ederken fabletler(tablet telefonlar) de tablet pazarı için tehdit oluşturmuştur. Hologramlar, uzaktan kumandalı uçaklar(drones) ve diğer ürünler, daha geleneksel ve mevcut sektörleri etkilemeye devam ediyor.

Rekabet Yoğunluğu

Rekabetçi davranış, rekabetçi unsurların en yaygın olarak anlaşılanıdır ve bazen en tehlikelisi olduğu düşünülmektedir. Rekabetin ayırt edilebilir özellik ve hareketleri, rekabet üstünlüğü kazanma becerinizi doğrudan etkileyecektir.

Dijital dönüşüm yanında başka faktörler de bulunmaktadır. Bunlardan bazıları:

  • Rakiplerin kendisi: Rakiplerin sayısı ve göreceli güçleri temel unsurlardan biridir. Eğer içinde bulunduğunuz pazarın lideri yoksa rekabet sahası oldukça düz olacak ve rekabetçi davranış artacaktır.
  • Yüksek çıkış engelleri: Eğer pazardan çıkış zorsa işletme masraflarını zar zor karşılıyor veya zarar da ediyor olsa, pazardan çıkmayıp kalacaktır. Bu nedenle de rekabet yüksek olacaktır.
  • Sektördeki düşük büyüme hızı: Eğer sektördeki büyüme hızı yüksekse tüm rakipler rekabeti doğrudan etkilemeden satın alma aracılığıyla büyüyebilir. Yeni gelen müşteriler paylaşılabilir. Eğer büyüme hızı düşükse yeni müşteri gelmez ve diğer birçok işletme gibi büyüyebilmek için rakiplerinizden müşteri çalmanız gerekecektir.

Rekabetçi davranışın yüksek olduğu pazarlarda, ‘Tam Rekabet’ durumuna veya bir diğer deyişle ‘Fiyat Belirleyicilerin’ olmadığı ve sadece ‘Fiyat Kabullendiricilerin’ olduğu herkesin eşit bir seviyede rekabet ettiği bir ortamdan bahsedebiliriz. Bu konuyu daha detaylı bir şekilde anlayabilmek için Porter’in beş gücü ve iktisat kuramı üzerine daha fazla okuma yapılmasını tavsiye ederim.

Burada dikkate alınması gereken birçok etken vardır ve dijital dönüşüm şeklindeki modernleşmeye yönelik en son trend bu etkenlerden biridir. Kurumsallaşmış işletmeleri dijital çağa geçirmek ise oldukça yavaş ve masraflı bir süreç olabilir. Yeni işletmeler daha çevik olduklarından bu durum rekabetçi zeminde bir değişiklik yaratabilir. Öte yandan daha büyük işletmelerin, daha yeni işletmelerin genellikle sahip olmadığı ileri teknoloji ile bir şey yaratmak için para ve kaynak yatırımı yapma olasılıkları yüksektir. Dijital dönüşüm size rekabet üstünlüğü kazandırıp buna bağlı olarak da rekabeti azaltabilir.

Pazara Yeni Girenlerin Oluşturduğu Tehdit

Bu tehdit gayet açık ve nettir. Piyasaya yeni giren bir ürün veya hizmet doğrudan rekabet oluşturabilir ve dolayısıyla da mevcut işletmenin başarısını tehdit edebilir. Dijital çağda bu duruma birçok örnek verilebilir. Google, Amazon, eBay ve Twitter bunlardan sadece bir kaçıdır. Google, arama pazarına girdi ve kısa zamanda verdiği sonuçların hızı ve doğruluğu ile mevcut diğer rakiplerin arasından sıyrılarak lider konuma yerleşti. Amazon, kendisine belirgin bir avantaj sağlayan mükemmel müşteri odağı ve kişiselleştirme alanındaki yenilikleri ile mevcut rakipleri yenilgiye uğratarak çok hızlı bir şekilde büyüdü. eBay, piyasaya giren ilk açık arttırma sitesi olmamasına rağmen kullanımı oldukça basit ve kolaydı. Son olarak Twitter, yeni düşünceleri ve görüşleri paylaşmanın çok basit bir yöntemini yaratarak, sosyal medya alanına mikro çapta yeni bir blogging(günlük tutma) yaklaşımıyla girdi. Son 10-15 yıldır, sadece çevrimiçi hizmet veren işletmelerin birçok pazara girişi çok kolay bir hal aldı. Eski engellerin çoğu, özellikle de sermaye engeli ortadan kalkmış oldu.

Pazara yeni giren bir ürün veya hizmetin yaratacağı tehdidi kontrol eden unsurlardan bazıları:

  • Pazara giriş engelleri: Mesela patent ve düzenlemeler. Yüksek giriş engelleri mevcut işletmeler için oldukça caziptir çünkü bu sayede pazara yeni girişler zorlaşmaktadır. Ayrıca düşük çıkış engelleri de işletmelerin sektörden çıkışını kolaylaştırdığı için cazip gelmektedir. Bir diğer deyişle mevcut rakibin çıkışı kolayken, yeni rakibin girişi zordur.
  • Ölçek ekonomileri: Piyasaya yeni girenler, mevcut işletmelerden daha küçük olma eğilimindedirler ve bu nedenle de fiyatlandırma konusunda karlı bir şekilde rekabet edemeyebilirler.
  • Marka değeri: Mevcut işletmelerin bir piyasa değeri vardır. Bu değer, tanınmış bir marka olmanın getirdiği bir güven seviyesidir. Piyasaya yeni girenlerin bu değere sahip olmadığı doğru olsa da ciddi bir çizgi üstü pazarlama çalışmasıyla kolayca yaratılabilir.
  • Sektör karlılığı: Eğer sektör, genel olarak yüksek karlılık taşıyorsa çok sayıda yeni girişi çekebilir.
  • Devlet politikası: Piyasaya yeni girenlerin belirli sektörlere katılmasını zorlaştıran devlet politikaları olabilir.

Konum, olası misilleme, teknoloji ve dağıtım gibi diğer birçok unsur da bunlara ek olarak gösterilebilir ve bunların tümü, stratejinin güçlü olması için detaylı bir şekilde araştırılıp anlaşılması gerekmektedir.

Giriş Engelleri – İki Örnek

Yüksek giriş engellerine sahip sektörlerden birine finansal hizmetleri örnek olarak gösterebiliriz. Bu sektörde birçok düzenleyici organ ve lisans işlemleri vardır ve bunlar dünyanın her yerinde farklıdır. Dolayısıyla bu durum, yeni işletmelerin lisans alımlarını ve düzenlemeleri ve gereklilikleri anlamalarını zorlaştırmaktadır. Ayrıca sektörde uzmanlığı olan çalışanların işe alınması gerekmekte ve bu çalışanların sürekli olarak eğitilmesi gerekmektedir. Tüm bunlar ek masraf yaratmaktadır. Fotoğrafçılık düşük giriş engelleri olan bir işletme örneğidir. Arkadaşlarınıza ve iş arkadaşlarınıza sorun. Mutlaka en az bir tanesinin fotoğrafçılık web sitesi olduğunu göreceksiniz. Dijital fotoğrafçılığa geçiş ile malzemeler kolayca satın alınmakta, teknikler evde öğrenilmekte ve stüdyolar evdeki boş odalardan birine kurulmaktadır. İsteyen herkes asgari bir yatırım ve çabayla düğün fotoğrafçısı veya kurumsal fotoğrafçı olabilir.

Özellikle dijital pazarlamada, pazara yeni girenlerin, birçok Pazar için oldukça sık rastlanan bir şey olduğunu söylemek doğru olabilir. Bununla beraber 21.YY çöküşlere de oldukça sık rastlanmaktadır. Konum, ölçek ekonomileri, marka değeri ve teknoloji gibi unsurlar artık birçok sektöre girmek için daha az önemlidir. Teknoloji işletmeleri son yıllarda hızla büyümüş ve kayda değer bir yatırım çekmiştir. Bunun nedeni işletmelerin mevcut sektörleri bozma çabasıdır. Mesela 2014’de sadece altı ayın içerisinde Londra tabanlı girişim şirketlerinden 1,4 milyar dolar değerinde ödenekler çıkmıştır. Yatırım yapılan bu şirketlerin birçoğu pazarlama otomasyonu, analiz ve sosyal medya gibi dijital çözümler sunmaktadır. Bu sayede dijital pazarlama sektörü sürekli bir gelişim halinde olmaya devam etmektedir ve sizin de bu hıza ayak uydurduğunuzdan emin olmanı önem taşımaktadır. Etkinliklere katılmak, ajanslar ve teknoloji şirketleriyle güçlü ilişkilerinizi sürdürmek ve teknoloji haberlerini okumak bu yolda size ışık tutacaktır.

Tedarikçilerin Pazarlık Gücü

Ürün veya hizmetlerin tedarikçileri, işletmeler için bir sektörün rekabetçi doğası içerisinde bulunan unsurlardan bir diğeridir. Tedarikçilerin pazarlık gücü, işletmelerin doğrudan kar etme yeteneklerini ve buna bağlı olarak da rekabet güçlerini etkiler. Güçlü tedarikçiler fiyatlandırma ve ürün kalitesini kontrol etme gücüne sahiptirler ki bu da bir işletmenin kar etme yeteneğini aza indirgemektir. Zayıf tedarikçiler ise satın alıcı tarafından çok daha kolaylıkla kontrol edilebilir veya etkilenebilirler ve böylece satın alıcı, rekabet üstünlüğünü devam ettirir.

Tedarikçilerin yüksek pazarlık gücüne dolayısıyla da artan rekabete neden olan unsurlardan bazıları:

  • Az tedarikçi: Eğer satın alıcılardan daha az sayıda tedarikçi varsa tedarikçilerin daha fazla pazarlık yapma şanları olur.
  • Satın alıcı değiştirme masrafları: Eğer tedarikçi değiştirmek pahalıya mal oluyorsa o zaman avantaj yine satın alıcının elinde olur.
  • İleri doğru bütünleşme: Eğer tedarikçi ürünü veya hizmeti kendisi üretebiliyorsa yine güçlü bir konumda olur

Eğer fiziksel ürün sunan bir e-ticaret işletmesi yürütüyorsanız, mallarınızın tedariki için bir toptancı ile birlikte çalışabilirsiniz. Tedarikçinizin, müşterilerinize perakende olarak sunduğunuz malların tek tedarikçisi veya bir kaçından biri olma olasılığı vardır. Böyle bir durumda, sizin seçenekleriniz sınırlı olduğundan toptancının elinde sağlam bir pazarlık gücü vardır. Bu da masraflarınızda ve dolayısıyla kar payınızda da bir artış sağlayabilir. Böylece fiyatların arttırılması gereksinimi doğacak ve bu da satışların düşmesine neden olacaktır. Eğer piyasaya daha fazla toptancı girerse toptancınız için rekabet artacaktır. Bu da pazarlık gücünün bir kısmının size geri dönmesi demektir. Diğer bir seçenek ise en azından bazı ürünleri kendinizin üretmeye çalışmanızla toptancının elindeki gücü azaltmak olabilir.

Satın Alıcıların Pazarlık Gücü

Satın alıcıların pazarlık gücü beş gücün sonuncusudur ve kısaca tüketicilerin, işletmelere, fiyat düşürmesi, ürünlerini değiştirmesi veya tüketici hizmetlerini geliştirmesi için baskı yapabilme yeteneği olarak tanımlanabilir. İşletmeler, satın alıcının elinde bulundurduğu gücü azaltmak için bazı hamlelerde bulunabilirler. Bunlara örnek olarak müşteriyi ürün geliştirme sürecine dâhil etme, yani bir diğer deyişle deneyimsel pazarlama stratejileri veya sadakat programları verilebilir.

Satın alıcının pazarlık gücünü etkileyen bazı unsurlar:

  • Satın alıcı odağı: Eğer tüketici sayısı az, işletme sayısı fazla ise satın alıcı işletme seçme imkânına sahiptir.
  • Marka değiştirme maliyeti: Beş gücün diğerlerinde de olduğu gibi marka değiştirme maliyeti, unsurlardan biridir. Eğer bir satın alıcı için başka bir markaya geçmek kolay ise o zaman pazarlık gücünü de elinde tutuyor demektir.
  • Geriye doğru bütünleşme: Eğer satın alıcılar, ürünleri kendileri üretiyorlarsa yine pazarlık gücü onların ellerindedir demektir.

Dijital çağda satın alıcının pazarlık gücünün nasıl değiştiğine dair en güze örneklerden biri, sosyal medya ve değerlendirme sitelerinin, işletmeler tarafından sunulan ürünleri, fiyatlandırmayı ve tüketici hizmetlerini aleni bir şekilde değerlendirmek ve tartışmak için artan kullanım olabilir. Birçok tüketici, karar verme sürecine bu değerlendirmeleri okumayı da ekleyecek ve kendi akranlarından olumsuz değerlendirmeler geldiği takdirde ürünü satın almayacaktır. Bu durum arama motorlarına kadar ulaşmıştır ve restoranlar ve ürünler gibi aramalar yapıldığında, tıklama sayısına göre sonuçların yanlarında yıldızlar görünmektedir. Bu da sonuç olarak tıklanmayı azaltabilir ya da arttırabilir. Satın alıcının gücü Web 2.0 kullanmaya başlaması ile kayda değer şekilde artmıştır.

Ticimax İş Birliği

Ticimax Bilişim Teknolojileri A.Ş. ile iş birliğimiz başlamış bulunuyor. Artık yetkili temsilci Kam Yazılım olarak e-ticaret yazılımları konusunda sizlere hizmet vermekten gurur duyuyoruz.

Eğer Ticimax e-ticaret paketlerini merak ediyorsanız, bizimle iletişime geçebilirsiniz. Sizlere paket seçimi, e-ticaret organizasyon aşamaları, ödeme ve kargo sistemleri hakkında detaylı bir danışmanlık sağlayabiliriz. Bayii olarak asıl amacımız zaten e-ticaret kanalına geçişinize eşlik edip, durumu hızlandırmaktır.

Hali hazırda Ticimax müşterisi iseniz; e-ticaret, pazarlama, tedarik ve diğer tüm sorularınız hakkında da iletişime geçebilirsiniz. Sorularınızı memnuniyet ile cevaplayacağımızdan emin olabilirsiniz.

İstek ve randevu talepleriniz için iletişim menüsünden bizlere ulaşabilirsiniz.

SEO Uyumlu İçerik Oluşturma

SEO Uyumlu İçerik Oluşturma

Daha önceki yazımızdan SEO (arama motoru optimizasyonu) konusunun ne olduğuna değinmiştik. Evet, bu konu hakkında o kadar çok fazla içerik var ki artık bunaldığınızın farkındayız. Ama biz lafı uzatmak yerine, SEO uyumlu içerik oluştururken dikkat etmeniz gereken kuralları derledik.

  1. İçeriğinizin URL’sinde muhakkak anahtar kelimeniz geçmeli.
  2. Yazınızın ‘Title’ özelliği içerisinde mutlaka anahtar kelimeniz olmalı.
  3. Yazının açıklama yani ‘Description’ bölümünde mutlaka anahtar kelimeniz olmalı.
  4. İçeriğinizin en az 300 kelimeden oluşması gerekli.
  5. İçerik anahtar kelime oranınızın %2 – %5 arasında olmalı(yani 100 kelimede 1 anahtar kelime. Spam için önlem).
  6. İçeriğinizin ilk cümlesinde mutlaka anahtar kelimeniz geçmeli.
  7. İçeriğinizin ilk cümlesinde kullandığınız anahtar kelimenize mutlaka iç link vermelisiniz.
  8. Anahtar kelimenizi vurgulayacak ‘bold, italik ve altı çizğili’ stillerinden birini tanımlamalısınız.
  9. Mutlaka görsel kullanın ve kullanılan görselin ‘alt’ etiketinde mutlaka anahtar kelimeniz geçmeli.
  10. Mümkünse içeriği video ile zenginleştirin.
  11. Zaten kopya içerik kullanmayacağınızı bildiğiniz varsayıyorum.
  12. İçerik başlığı ‘H1’ olmalı ve anahtar kelime içermeli.
  13. İçeriğin alt başlıkları(H2,H3) olmalı ve mutlaka anahtar kelime türevleri içermeli.
  14. Başlık etiketlerini (H) hiyerarşik şekilde kullanmalısınız.

İçerik oluşturmak sıkıcı gelebilir. O yüzden ilginizi çekmeyen içeriklerle vakit kaybetmemenizi öneririz. Ayrıca içerik oluşturma kısmında en önemli mevzu ise ana anahtar keliminin seçimi ve türevlerinin bulunmasıdır. Zaten bu iki veriye sahipseniz, gerisi çorap söküğü gibi gelecektir, merak etmeyin.

*Mutlaka eksiklerimiz vardır. Lütfen yanlış düşündüğümüz bir durum varsa bize bildiriniz. Bu sayede bu yazımızı daha faydalı bir hale getirebiliriz.

Pazarlamanın 4P’si

Pazarlamanın P’leri 4 ve 7 olmak üzere çok fazla uyarlamaya mevcut kalmıştır. Günümüzün getirdiği teknoloji ve tüketici davranışlarının sebep olduğu bu değişime, biz temel olan 4P ile başlamayı uygun gördük. Bu P’ler ürün(product), fiyat(price), dağıtım(place), tutundurma(promotion). Her birinin ne anlama geldiğini açıklayıp, birlikte tartışalım.

Ürün

Ürün, fiziksel bir ürün ya da hizmet olabilir. Önemli olan insanların satın alabileceği bir şey olmasıdır. Pazarlama kavramı içerisinde ürünün önemi oldukça büyüktür. Ürettiğiniz ürüne talep yoksa ve kimse ürününüzle ilgilenmiyorsa, talep yaratamayacaksınız demektir. Boşu boşuna hedef kitleye zorla satmaya çalışmanıza gerek yok. Dijital pazarlama için ise; ilk etapta ürününüzün çevrimiçi olarak satılmaya uygun olup olmadığıdır. Daha sonrasında ise, ürününüzün çevrimiçi müşterileriniz için gerçek bir değeri var mıdır? Rakiplerinizden farklı mıdır? Sorularına cevap vermeniz gerekir.

Fiyat

Fiyat, aslından bilim ağırlıklı bir unsurdur. Fiyatlarınızın esnek olması mevcut rekabete ortak olmak demektir. Öyle bir fiyat belirlenmelidir ki, ürününüz talep eden insanların bu bedeli ödemeye istekli olmalıdır. Tabi ki buradaki ‘istekli olma’ kelimesinin arkasında sadece fiyat özelliği bulunmamaktadır. Marka değeri, değerlendirmeler, kalite gibi faktörlerde bu ‘istekli olma’ unsurunu etkilemektedir. Dijital tarafta ise bunu şöyle yorumlayabiliriz. İndirim ve fırsatlar yeni tanıştığımız uygulamalar değil zaten. Fiyat karşılaştırması, puan ve çeşitli kupon sistemlerinin olması tüketici davranışlarını değiştirmiştir. Şu önemli konuya da değinmek isterim, elinizdeki müşteriyi tutmanın, yeni müşteri kazanmaktan çok daha az masraflı olduğunu unutmayın.

Dağıtım

Dağıtım konusu, ürünlerin, hedef tüketiciye akışırdır. Dükkânınızı yanlış yere açmak çok basit bir şekilde müşteri sayınızı ve buna bağlı olarak cironuzu düşürecektir. Dükkânınız doğru yerde ama deponuzda yeterli ürününün olmaması daha kötü bir durumdur. Dükkân doğru, stoklar tamam ama bu ürünleri doğru sunmamak, doğru sergilememek buna bağlı olarak müşterilerinizin bu ürünleri görememesi de ayrı bir problemdir. Bu saydığımız şeyler dijital pazarlama içinde geçerlidir. Fiziksel mağazanızda göstereceğiniz özeni, çevrimiçi web sitenizde de göstermek zorundasınız. Ürünler e-ticaret sitenizin stoklarında mevcut mu? Bu ürünü arayan müşterileriniz web aramalarından yahut reklamlardan tıklayarak web sitenize geldiğinde kolayca bu ürüne erişebiliyorlar mı? Eğer bu sorulara eksik cevaplarınız varsa emin olun, müşteriniz web sitenizden ayrılıp, rakibinizden istediği ürünü temin edecektir. Dükkânınızdan çıkıp başka bir mağaza gitmesi zor olabilir ama dijital platformlarda çarpı tuşuna basmak çok kolaydır.

Tutundurma

Aslında sektörde akla gelen ilk terimidir ‘tutundurma’. Aslında sadece tanıtım kampanyaları ile iş bitmemektedir. İyi bir ürün tasarlanmalı, onu çekici kılacak bir fiyat belirlenmeli ve hedef tüketiciler için ulaşılabilir olmalıdır. Televizyon, radyo ve dijital platformlar bizim reklam alanlarımızdır. Bu alanlar ile potansiyel müşterilerinizin markanız ile kuracağı ilk iletişimdir kanallarıdır. Hepimizin de bildiği gibi ilk izlenimler en büyük etkiyi sağlamaktadır. Bu yüzden tutundurmanızı doğru yapmanızın, geleceğiniz için hayati önem taşır. Dijital kanalların yarattığı zorluklardan biri de ürün tanıtımı için sınırlı alan ve zaman olmasıdır.

E-Ticaret Nedir?

Ticaret; kazanç amacıyla yürütülen alım satım etkinliğidir. E-Ticaret ise; bu etkinliğin İnternet ortamından yapılmasına denir. Bu yazımızda E-Ticaret Nedir? sorusunu açıklamaya çalıştık.Günümüzde büyük küçük tüm yerel işletmeler, çağın getirilerine ayak uydurarak dijital platformlara geçiş sağlıyorlar.

E-Ticaret Siteleri

Bir elektronik cihaz üzerinden, herhangi ihtiyacınız olan ürün veya hizmeti online olarak satın aldığınız platformlardır. Pazar yeri diye tabir ettiğimiz, n11.com, sahibinden.com, gittigidiyor.com, hepsiburada.com ve e-mağaza olarak tabir ettiğimiz, defacto.com, kigili.com, renklisiparis.com gibi firmalardır.

E-Ticaret Nasıl Yapılır?

Hiç bir şey eskisi kadar zor değil. Günümüzde neredeyse 1 saat içinde e-ticaret sitesi sahibi olabilirsiniz. İhtiyacınız olan malzemelerin listesini açıklıyoruz:

  1. 1 adet domain
  2. 1 adet hosting
  3. 1 adet SSL sertifikası
  4. 1 adet e-ticaret yazılımı
  5. 1 adet sanal pos

Ücretsiz E-Ticaret

Bazı İnternet hizmet sağlayıcıları, satışlarını arttırabilmek için kendi yazılımlarını müşterilerinin kullanımına sunmakta. Buna en büyük örneği wix firmasını verebiliriz. Çok düşük fiyatlara hızlıca, kendi zevkiniz veya firmanızın kimliği doğrultusunda çevirim içi mağazanızı kurabilirsiniz.

Hazır E-Ticaret Paketleri

Herkes bilgisayardan anlamak zorunda değil. Ücretsiz paketlerde her şey hayal ettiğiniz gibi olmayabilir. Bazı istediğiniz ama yazılımınızın yetemediği durumlarda ücretli bir yazılım kullanmayı tercih edebilirsiniz. Bu sayede teknik detaylar ile uğraşmadan, direk ürününüze odaklanabilirsiniz. Ülkemizde bu işi hakkı ile yapan bir çok firma bulabilirsiniz. Küçük bir arama ile bu güzide firmalara ulaşabilirsiniz.

E-Ticaret Paketleri

Genel olarak firmalar kullanım alanlarına göre yazılım paketlerini çeşitlendirmeyi tercih etmektedir. Yeni bir girişimizin ve düşük reklam bütçeniz varsa, en düşük paketleri tercih edebilirsiniz. Web sitenizi ziyaret eden kullanıcı düşük olacağı için, ekstra kaynak kullanımına ihtiyaç duymazsınız. Ama tanınma yolunda ilerleyen bir marka iseniz, muhtemelen sizleri için özel bir plan oluştururlar.

En İyi E-Ticaret Paketleri

Bu konuda size ‘Şu firma çok iyidir’ diyemeyiz. Çünkü her işletmede olduğu gibi, bir işletmeyi vezir de eden personeldir, rezil de. Sonuç olarak, yapılması istenilen olaylar bütünü belli. Ürünlerinizi İnternet ortamından, çeşitli ödeme yöntemleri kullanarak satmak istiyorsunuz. Temelde tüm hizmet sağlayıcıları bunu başarmaktadır. Burada sorun olan şey, firmadaki müşteri temsilcinizin, sizin sorununuza yaklaşım biçimi, teknik personelin sorununuzu çözüm hızı.

E-Ticaret Yazılımı

Eğer bir firmaya bağlı olmak istemiyorsanız, sizler içinde çözümler İnternet aleminde mevcut. Freelance olarak adlandırılan bağımsız yazılımcılar bir araya gelerek, çeşitli yazılım dilleri ile e-ticaret yazılımları oluşturdular. Gönüllü olarak hazırlanan bu yazılımlar tüm insanlığa ücretsiz olarak dağıtılmaktadır. Bilgisayar ve yazılım ile haşır neşir iseniz, çok kolay kuruluma sahip olan bu e-ticaret paket yazılımlarını da kullanabilirsiniz. Bu konuda da sizleri google aramasına yönlendiriyoruz.

E-Ticaret Eğitimi

Bu çok geniş bir konu olduğu için, temel manada size nereden başlamanız gerektiğinden bahsedelim. Başında ‘e’ harfinin olduğu, bunun gerçek bir ticaret olmadığı anlamına gelmesin. Türk Ticaret Kanunu ve Türk Vergi Usulü uygun hareket etmelisiniz. “Hangi ürünü İnternet üzerinden satabilirim ve bu ürünün KDV dilimi hangisi” sorunu başlamadan önce lütfen araştırın. Kesinlik ön muhasebe hakkında bir fikriniz olsun. En zor olan kısım ise, ürünlerin fotoğraflandırılması bölümü. Bundan sonrasında ise, çorap söküğü gibi kendiliğinden gelmektedir. Ürünlerin sisteme girilmesi, girilen ürünün sosyal medyada paylaşılması. Web sitesinin internet üzerinde tanıtılması ve reklam verilmesi gibi detaylarda mevcut.

E-Ticaret Uzmanı

Buraya kadar anlattığımız her şeyi, detaylıca uygulamaya alan birey, bu unvana sahip demektir. Hem yazılım tarafında bilgili, hem ürün kategorizasyonu yapabilen, ürünlerin detaylarına hakim ve en önemlisi dijital pazarlama alanında tecrübeli bireyleri yanınızdan ayırmayın. En kolay ve en hızlı başlangıcı bu şekilde yapabilirsiniz.

Girişimcilere Ücretsiz Web Sitesi

Girişimci veya faaliyette bulunan işletmeniz için ücretsiz web sitenizi hazırlıyoruz. Ülkemizin ekonomik olarak ilerlemesi için devletimiz çeşitli girişim ve desteklerde bulunuyor. Çeşitli kurumlar firmalara farklı desteklerde bulunuyor. Bunların hepsinin tek amacı var, ülkemizi refah seviyesini yükseltmek. Amacımız sizlere ekonomi dersi vermek değil lakin ekonomimizin durumu belli. Bu bütün çalışmaların amacı zaten ekonomiyi hareketlendirmek ve ihracatı arttırmak üzerinedir.  Biz de bu noktada devreye girmek istiyoruz. Devletimizin en büyük desteği genelde finansal olmaktadır. Girişimci aldığı finansal destek ile ürün veya hizmeti üretmektedir. Ne kadarı bu konuda başarılı oluyor açıkçası elimizde bir veri yok ama iç piyasada eminiz herkes başarılı olmak için elinden geleni yapmaktadır. Bizim görüşümüz ise, firmalar ürün veya hizmet üretmekte lakin bunları pazarlamasını yapmakta biraz daha yavaş kalmaktadır.

Amacımız iç piyasa ve daha çok dış piyasaya ürün veya hizmet sunmak isteyen girişimcilere ve pazarlama konusunda eksik kalan firmalara destek sunmaktır. Yani girişiminiz var, ürün ve hizmetiniz benzersiz ise bu konuda size yardım ediyoruz.  Amacımız ülkemizden dünyaya bir marka kazandırabilmek. Amacımız bunu ülkemiz için yapabilmek. Destek verdiğimiz girişimlerden ise tek isteğimiz vergilerini ödemeleri. Verdiğimiz genel hizmetlerimiz ise;

  • Temel pazarlama
  • Web sitesi tasarım/uygulama
  • Sosyal medya yönetimi
  • İnternet reklamları yönetimi

Umarız ülkemiz için girişimde bulunan gerçek ihtiyaç sahibi firmalarla çalışabiliriz. Umarız hayal ettiğimiz gibi dünyaya ülkemizden bir marka verebiliriz. Umarız bir gün doların yerine Türk Liramız dünyada krizlere sebep olur.

Herkesin işinin rast gittiği günler için.

İşiniz ve Dijital Pazarlama

İşinizin dijital pazarlamaya uygun olup olmadığı işinizin doğasıyla, bugün nerede olduğuyla ve gelecekte nerede olmasını istediğinizle çok yakından ilgilidir. Örneğin Balıkesir’in kırsal kesiminde bir mandıranız varsa ve sabit bir fiyat üzerinden yerel bir kooperatife süt tedarik ediyorsanız, ayrıca işletmenizi büyütmek ve çeşitlendirmek için pek vizyonunuz veya hevesiniz de yoksa muhtemelen dijital pazarlama size göre değildir. Benzer şekilde Balıkesir’deki Ayvalık bölgesindeki kalabalık bir caddede, oturmuş bir müşteri portföyü olan ve sadece durumunu muhafaza etmek isteyen bir zeytinyağcı iseniz dijital pazarlama olmadan da yolunuza devam edebilirsiniz.

Ancak ürün çeşitliliğini arttırmak, işinin kapsama alanını genişletmek ve diğer illerdeki potansiyel müşterilerine kaliteli organik ürünler satmak isteyen Ayvalık’ta iş yapan ve ürününe güvenen bir zeytinyağı satıcısı iseniz o zaman başka. Dijital pazarlama dünyasına hoş geldiniz.

Aslında bugün dijital pazarlamadan öyle veya böyle ne yaptığınızı anlatan basit bir çevrimiçi broşür veya müşterilerini güncel gelişmelerden haberdar etmek için gönderilen bir e-mail bülteninden faydalanmayan çok az işletme kaldı.

İster el emeği göz nuru işlemeli banyo keseleri sattığınız ‘küçük ölçekli bir aile’ işletmeniz olsun, ister küçük ölçekli bir esnaf lokantası, ister girişken bir lokanta işletmecisi veya çokuluslu büyük bir şirketin yöneticisi olun müşteri kitlenizin büyük bir kısmı çoktan online oldu ve her geçen gün bu kitleye katılım artıyor. Hedef pazarınızda bilgilenmek, araştırmak ve satın almak için ne kadar çok çevrimiçi kanallara başvurulursa, dijital pazarlamanın işinizi başarılı bir şekilde yürütmenizde o kadar önemli hale geleceği aşikârdır.

Sonuç olarak bakacak olursak, işinizin dijital pazarlama stratejisine ihtiyaç olup olmadığına karar vermeniz için sadece iki kilit soruya cevap vermeniz yeterlidir.

  • Hedef kitlem online oldu mu?/olacak mı?
  • Ürünlerim/hizmetlerim dijital pazarlamaya uygun mu?

Hedef Kitlenize Ulaşmanın En Kalıcı Yolu SEO

SEO Nedir

SEO kelimesi Search Engine Optimization kelimesinin kısaltılmış halidir. Türkçe karşılığı Arama Motor Optimizasyonu’dur. Genel anlamıyla web sitenizin ‘Arama Motorları’ tarafından hızlı ve kolay bir şekilde bulunması gerekir. Arama motorları botları veya örümcekleri tarafından indekslenmesine ve arama sonuç sayfalarında sitenizin ve kelime bazlı arama kriterlerinizin üst sıralarda çıkmasını sağlamak için yapılan iyileştirme çalışmalarına verilen genel bir terimdir.

Rekabetçi bir piyasada, rekabetçi bir kelimeye sahip bir sektörde web sitenizin arama motorlarında yüksek sıralarda yer almasını istediğiniz zaman hedeflenen kitleye ulaşmanın en kalıcı yolu ‘SEO’ sizin yanınızdadır. Bu aşamada öncelik sırasına göre takip etmeniz gereken bir döngü vardır. Bu döngü içerisinde öncelikle web sitenizin diğer rakip firmaların web sitesi ile bağlantılı olarak arama motorlarındaki rekabet seviyesini ölçmeniz ve daha sonra yapılması gereken SEO çalışmaları eşliğinde ve analizler yardımıyla küçük planlar yapmanız gerekmektedir. Devam eden süreçte sitenize özgün anahtar kelime seçimi, sitenize hızlı ve kaliteli dönüşlerin olması için arama motorlarındaki iş hedefleri ve bu hedeflere uygun bir şekilde web sitenizdeki ve dışarıda yaptığınız/yapacağınız çalışmalar ve ayarlamalar yapmalısınız.

Arama motoru optimizasyonu aslında pazarlama teknikleriyle birlikte çözüm yollarının stratejisini de beraberinde getirmektedir. İçerik olarak yazılan bilgiler özgün olsa ve bütün uyumlu düzenlemeler yapılsa bile iyi bir pazarlama olmadan ve bunun da öncesinde iyi bir strateji olmadığı sürece yapılan çalışmanın hiçbir değeri yoktur. Bu pazarlama tekniklerinden veya iyi bir stratejik plandan önce, arama motoru optimizasyonunun hangi dallara ayrıldığını ve sistematik olarak devam eden sıralamalarını web sitenize uygulamanız gerekmektedir.

Arama motoru optimizasyonu çalışmaları iki ana grupta toplanabilir. Birincisi web sitesi üzerinden yapılan işlemler -buna site içi optimizasyonda denilmekte-. İkincisi de site dışı işlemler ki buna da site dışı optimizasyonlar adı verilir. Arama moturunda arama sonuçlarında yer almanız veya bulunabilir düzeye ulaşmanız için bu iki çalışmanın da uzman eller tarafından ve hatasız olarak yapılması gerekmektedir. Arama motoru optimizasyonu yapılan sitelerin çoğunda, site dışına ağırlık verildiği için site içi çalışmaları yarım kalmakta ve bunlar birbirini destekleyen çalışmalar olduğu için genel olarak çalışmanın tümü eksik devam etmek zorunda kalmaktadır.

Site İçi Optimizasyon

Site içi optimizasyon kısaca site kodlama yapısının düzeltilmesi ve varsa hataların giderilmesi gibi birçok çalışmayı içerir. Altyapısı hatalı, eksik olan bir site için ne kadar çalışma yaparsanız yapın, alınan sonuçlar kalıcı olmayabilir ve uzun vadede kesin geri dönüşler sağlamanızda problem yaratabilir. Arama motorları kendi sonuçlarının kalitelerini, güvernirliliğini koruyabilmek için dizinlerinde bulunan tüm web sitelerinin de kaliteli kod ve içerik yapısına sahip olmalarını ister. Bu da profesyonel bir şekilde yapılan site için optimizasyonla mümkündür.

Site Dışı Optimizasyon

Site dışı optimizasyon ise reklam, tanıtım, dizin kayıtları, imleme çalışmaları gibi daha birçok detaylı ve önemli çalışmaları kapsamaktadır. Kısa vadede hızlı çözüm elde etmek, ancak manüpilasyonla yani arama motorlarının yasakladığı çalışmalarla mümkündür. Kısa sürede netice veren SEO işlemleri genel olarak uzun vadede web sitenizin arama motorları tarafından ban, sandbox, filitre gibi mühendislerin manuel olarak veya algoritmik  yöntemlerle otomatik bir şekilde cezalandırmalarına sebep olabilir. Bu tür cezalandırmalar web sitenizin hedeflediğiniz kitleden uzaklaşmasına ve hem zaman hem de gelir kaybetmenize yol açacaktır. Bu da sizin için en büyük kayıp olacaktırç Bunun için izlenmesi gereken doğru yollar ve sürekli döngü içerisinde yer alması gereken önemli planlar şunlardır.

  1. Araştırma
  2. Planlama ve Strateji
  3. Uygulama
  4. İzleme
  5. Tekrar Değerlendirme

Bu döngü içerisinde devam edecek olursanız iyi bir planlama ile web sitenizi başarılı bir konuma getirmiş olursunuz.