İnternete erişim maliyetlerinin düşmesi ve İnternet kullanımının kolaylaşmasıyla birlikte, ağa bağlı kullanıcı sayısı hızla artmıştır. Kullanıcı odaklı web tabanlı uygulamaların popüler hale gelmesi, bu hızlı büyümeyi etkilemiştir. World Wide Web (WWW), kısaltmasıyla Web olarak bilinen, birbiriyle bağlantılı hiper metin transfer protokolüne (HTTP) dayanan dokümanlardan oluşan bir bilgi sistemidir. Web, CERN’deki yazılımcı Tim Berners-Lee tarafından geliştirilen Hypertext Markup Language (HTML) ile ortaya çıkmıştır. Web üzerindeki her bilgi, bilgisayar ekranında görüntülenen bir belge şeklinde sunulur ve bu belgelere web siteleri denir. Bu sayede, ağ üzerinde milyonlarca belge ve bilgi bulunur ve hepsi birbirine bağlıdır. İnternet Explorer, Google Chrome, Mozilla Firefox ve Opera gibi web tarayıcıları, günümüzde web uygulamalarının kullanımı için geliştirilmiş yazılımlardır.

Web 1.026

Web 1.0, Tim Berners-Lee’nin ilk web sayfasını oluşturduğu 1989 yılıyla başlar. Berners-Lee’nin hedefi, insanların bilgi paylaşarak iletişim kurduğu bir ortak bilgi alanı oluşturmaktı.

Web 1.0, sadece okunabilen web sayfalarının olduğu bir dönemi temsil eder. Bu dönemde, web tasarımcıları tarafından oluşturulan sitelere erişen kullanıcılar sadece içeriği okuyabilirdi. İşletmeler veya bireyler, broşürler veya kataloglar gibi bilgileri web aracılığıyla insanlara ulaştırabilir ve okuyucularla etkileşime geçebilirdi.

Web 1.0 döneminde web sayfaları, geleneksel basılı yayınlardan esinlenmiştir. Örneğin, gazete ve dergilerin basılı sürümleri, webde de yer almaktadır. Ayrıca, işletmeler kendi basılı kataloglarını web üzerinde yayımlayarak erişilebilir hale getirmişlerdir. Bu nedenle, Web 1.0 dönemi, geri dönüşlerin ölçülemediği, dinamik ve etkileşimli olmayan geleneksel yayın organlarıyla benzerlik gösterir.

Bu dönemde etkileşim sadece web sitelerindeki bağlantılar aracılığıyla gerçekleştirilirdi. Kullanıcılar pasifti ve ulaştıkları içeriğe herhangi bir katkıda bulunamazlardı. Ayrıca, Web 1.0 döneminde sayfalar yalnızca HTML bilgisine sahip olanlar tarafından oluşturulur ve yayınlanırdı.

Web 2.0

Web 2.0 terimi, 2004 yılında O’Reilly Media şirketinin başkan yardımcısı Dale Dougherty tarafından ortaya atıldı. Web 2.0’nın bazı temel özellikleri, Web’i bir ortam olarak kullanma, kullanıcıların katılımıyla zenginleşme, hareketli ve etkileşimli veri kaynakları oluşturma, hafif programlama modellerine odaklanma ve yüksek kullanıcı deneyimi sağlama olarak sıralanmaktadır.

Web 2.0 ile birlikte kullanıcılar içerik oluşturma ve etkileşimde bulunma imkanı buldu. Böylece, programlama dillerini bilmeyen bireyler bile web uygulamaları geliştirebilir hale geldi.

Web 2.0’ın temel amacı, teknik eğitime sahip olmayan kullanıcıların içerik üretebilmesine ve paylaşabilmesine olanak sağlamaktır. Bu dönemde, bireyler YouTube, Facebook ve kişisel bloglar aracılığıyla programlama dili bilmeksizin içerik üretebilir hale gelmişlerdir.

Web 1.0 döneminde web siteleri sadece bilgi kaynağı olarak kullanılırken, Web 2.0 ile birlikte kullanıcılar içerik üretebilir, paylaşabilir, düzenleyebilir ve geri bildirim alabilir hale geldi.

Web 2.0 konferansında Tim O’Reilly ve John Battelle, Web 2.0’nın prensiplerini şöyle sıralamıştır:

  • Bir platform (ortam) olarak İnternet
  • Verilerin üstün gücü
  • Katılımcı ağ etkileri
  • Açık kaynak gelişimi
  • Hafif yük getiren işletme modelleri
  • Programların benimsenme döneminin sonları
  • Tek bir alet üzerinde yazılımlar
  • Kolayca benimsenebilirlik

Web 2.0, toplumsal iletişimin gücüyle doğrudan ilişkilidir ve geniş kitlelere ulaşmayı hedeflemektedir. Bu nedenle, kullanıcı odaklı, özgürlükçü ve yenilikçi bir yaklaşım benimser. Ayrıca bilge web, insan merkezli web veya katılımcı web olarak da adlandırılır.

Web 3.0

Genel olarak, 2006’dan sonra Web 3.0 olarak kabul edilen bir dönem başlamıştır. Web 3.0’ın temel fikir yapısı, verileri tanımlayarak daha etkili keşifler yapmak, otomasyon ve entegrasyonla bağlantılı verileri bir araya getirmektir. Günümüzde İnternetin dünya nüfusunun büyük bir kısmına erişebilmesiyle birlikte, birçok web sayfası ortaya çıkmıştır. Web 3.0 öncesinde kullanıcılar aradıkları sayfalara ulaşmakta zorluk yaşarken, semantik web neredeyse tamamen bu sorunu çözmüştür. Semantik webin ortaya çıkışı, Web 3.0 döneminin başlangıcı olarak kabul edilebilir.

Semantik web uygulamalarında, kullanıcılar tarafından oluşturulan içerikler, arama motorları tarafından kategorize edilir ve anlamlandırılır. Böylece, web üzerindeki bilgiler kişiye özel olarak sınıflandırılır ve kullanıcıya sunulur. Örneğin, semantik web uygulamaları kişiselleştirilmiş arama sonuçları veya reklamlar gibi örneklerle kendini gösterir. Semantik web sayesinde web içerikleri sadece insanlar tarafından değil, aynı zamanda makineler tarafından da okunabilir ve yorumlanabilir hale gelir.

Bu doğrultuda, bilgisayarlar kullanıcı verilerini anlayabilmek için bu verilere ait izlere ve tanımlamalara erişme yeteneğine sahip olmalıdır. Semantik webin amacı, özel olarak geliştirilmiş bilgi yönetim sistemlerinin aşağıdaki işlevleri yerine getirmesine izin vermektir:

  • Toplanan verilerin kavramsal olarak düzenlenmesi ve değerli bilgilere dönüşmesi
  • Yeni bilgilerin çıkarılması ve tutarsızlıkların giderilmesi
  • Kullanıcı odaklı arama ve sorgu işlemlerinin desteklenmesi
  • Veritabanı sorguları üzerinden çeşitli belgelere erişim sağlanması
  • Tıklama ve görüntüleme verilerinin tanımlanması

Web teknolojisinin evrimi, kullanıcıların daha etkileşimli, kişiselleştirilmiş ve verimli deneyimler yaşamasını sağlamıştır. Web 1.0’da sadece okunabilir içerik sunulurken, Web 2.0 ile kullanıcıların içerik oluşturması ve etkileşimde bulunması mümkün hale gelmiştir. Web 3.0 ise semantik web ve akıllı sistemlerle birlikte kullanıcı deneyimini daha da ileri taşımaktadır.

Düşüncelerinizi paylaşmak ister misiniz?

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir